KUMRUM

GERCEK TÜRKLERIN YENI ADRESI
 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Osmanlida Sanat

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
KUMRUM
KUMRUM YÖNETIM
KUMRUM YÖNETIM


Kadın
Mesaj Sayısı : 9909
Yaş : 45
Metin Alanı : NE MUTLU TÜRKÜM DIYENE

Ruh haliniz :

MADALYA :
Reputation : 13
Points : 10802

Kayıt tarihi : 29/08/08

MesajKonu: Osmanlida Sanat   Cuma Kas. 06, 2009 10:29 pm





Osmanlı Türk Mimarisi
Osmanlı mimarisi basit, kullanışlı, ince, zarif, vakur ve heybetlidir. Muhteşem saray tipi XIX.asırda Batı'dan gelerek girmiştir. Bununla beraber Allah adına yapılan camiler tamamen abidevidir. Camiler çevreleri bir sürü sosyal müessese ile örülür ve bir "külliye" teşkil ederler.
Osmanlılar fevkalâde imarcıdır. Yapıları kendi medeniyetine ait olmasa bile ihtimamla korur. İmar görülmediği hiçbir imparatorluk köşesi yoktur. Dişinden tırnağından arttıran mütevazı mahalle zenginleri bile, bir mescid yaptıramadığı takdirde bir çeşme yaptırır veya bir mektep tamir ettirir. Toplum anlayışı fevkalâde güçlüdür. Kendilerinden sonraki nesiller içinde şefkat fikri çok gelişmiştir.
Mimar Sinan'ın dünya tarihinin en büyük mimarlarından biri belki birincisi olduğunda ittifak vardır. Bir asır yaşayan ve son yarım asrını mimarbaşı olarak geçiren Sinan şu eserleri yapmıştır. 81 cami, 50 mescid, 55 medrese,19 türbe, 14 imaret, 3 hastahane, 7 su bendi (baraj), 8 köprü, 16 kervansaray, 33 saray, 32 hamam, 6 mahzen, 7 d'arulkurrâ. Bu 441 eser bütün imparatorluğa dağılmıştır.
Dünyanın, insanların, bitkilerin, ağaçların ve tüm kainatın yaratılmasında Allah tarafından altın bir oran kullanılmıştır. Ayçiçeği'nin merkezinden dışarıya doğru sağdan sola ve soldan sağa doğru tane sayılarının birbirine oranı altın oranı verir. Bildiğiniz gibi her insanın kafasında, bir ya da birden fazla saçların çıktığı düğüm noktası denilen bir nokta vardır. İşte bu noktadan çıkan saçlar doğrusal yani dik değil, bir spiral, bir eğri yaparak çıkmaktadır. İşte bu spiralin ya da eğrinin tanjantı; yani eğrilik açısı bize altın oranı verir. İnsan vücudunun bir parçası olan kolları dirsek iki bölüme ayırır Büyük(üst) bölüm ve küçük(alt) bölüm olarak. Kolumuzun üst bölümünün alt bölüme oranı altın oranı verceği gibi, kolumuzun tamamının üst bölüme oranı yine altın oranı verir. Mimar Sinan'ın bir çok eserinde örnek vermek gerekirse Süleymaniye ve Selimiye Camileri'nin minarelerinde bu altın oran görülmektedir. Acaba Mimar Sinan bu oranı nereden bilmektedir? Onun dünya tarihinin belkide en büyük mimarı olmasının altında yatan sebep nedir?
Camiler
Osmanlı her çeşit yapı yapmıştır. Fakat en önemlileri şüphesiz camilerdir. Cami bir şehirde merkez teşkil ediyor ve pek çeşitli binalar etrafını çevirerek bir kültür sitesi halini alıyordu. Bunlara "Selâtin Camii"deniliyordu. Başta padişahlar olmak üzere hânedan mensuplarının yaptırdıkları daha çok bu şekildeydi.
Camilerde zarif, sade, fakat süzülmüş bir zevk mahsulü olan çini, mermer, tahta veya sıva üzerine nakış gibi süslemeler vardı.
Selimiye Camii
Mimar koca Sinan bu camiye vaz ve tarhında emsalsiz envai sanat derc etmiştir. İhtira ettiği bedialar, mühendislerin akıllarını hayrete bırakır. Halen yeryüzünde bir eşi bina olunmamıştır. Vüs'ati saircami kadarken dört çevre içinde sekiz ayakdan büyük kubbe yoktur. Dünyanın en büyük kubbesi Ayasofya kubbesi iken bu kubbe ondan iki arşın büyüktür. Ayakları duvarlara yakın düşmekle ortası geniş görünür. Merkez tam ortaya düşer. Dört minaresi gayet uzun iken o kadar latif ve mevzundur ki tabir olunmaz. Dördü de bir boyda bir biçimdedir. Her birinin üçer şerefesi vardır. Harem canibinde olan iki minarede üçer şerefeye üçer merdivenle çıkılır.

Türbeler
Türbe mühim bir şahıs için yaptırılan kapalı ekseriya tek gözlü taş mezarlardır. Osmanlı stilinde anıt-türbe yoktur. Türbeye sonradan o şahsın çocukları ve akrabası da gömülebilir. Fakat bazı fevkalede ehemmiyetli şahısların (II.Murad, Fatih ve Yavuz gibi) türbelerine kendilerinden sonra kimse gömülmemiştir.
Su Mimarisi

Su mimarisi, sıhhatle çok yakın ilgisi vardır. Kaplıcalar, ılıcalar, hamamlar, çeşmeler, sebiller, şadırvanlar, havuzlar, fıskıyeler ve benzeri yapılar, su mimarisine ait bulunmaktadır.

Köprüler
Narenta suyu üzerinde Hersek'teki Mostar Köprüsü en tanınmış Osmanlı köprüleri arasındadır. Eni 27,34metredir. Yüksekliği 19 metre. Bu yüksekliğin tek bir kemerle aşılmış olması, hayret ve hayranlık uyandırmıştır. 1658'te Fransız seyyahı A. Poullet köprüyü seyrettiği zaman şu intibaını yazmıştır " İnşasının emsalile mukayese kabul etmez cüreti karşısında sarsıldım. Venedik'in mimari harikası sayılan Realte'den bile genişti."1912 de inşasından 300 küsur yıl sonra köprüyü gören Avusturyalı R. Michel'in intibaı"Taş kesilmiş bir hilal...Bütün dünyada eşi olmayan bir eser.
Su yolları, Kanallar ve Bendler

Bendler, suyolları, kanallar, ayrı ihtisas şubesi idi. Fakat meşhur mimarların bir kısmı su mühendisliğinden yetişmiştir. Sinan da su mühendisliğini iyi bilirdi.
Saraylar

Klasik Osmanlı mimarisinde kitlevi saray yoktur. Bahçeler içine serpiştirilmiş köşklerden müteşekkil camialara "saray" denmektedir.
Bahçe Mimarisi

Bahçe mimarisinde esas ağaç ve çiçeklerin tanzim şekli bunların arasında su mimarisi ile ilgili havuz, fıskiye, selsebil gibi şeylerin dağılışıdır.


_________________



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Osmanlida Sanat
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» İstanbul'daki Tüm Sanat Galerileri ve Sergilerin Adres ve Telefonları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KUMRUM :: KUMRUM TÜRK DÜNYASI VE DINIMIZ :: TÜRK TARiHi-
Buraya geçin: